Pendik Hakkında

Pendik Hakkında

İsim
İlçenin bilinen en eski adı Pantikapeun’dur. Roma, Bizans, Doğu Roma ve Latin İmparatorluğu dönemlerinde her tarafı duvarla çevrili beş duvarlı anlamına da gelen Pantichion, Panlihion ve Tayni Tiyni isimleride kullanılmıştır. Bu isimler Osmanlı döneminden itibaren değişikliğe uğrayarak günümüzde olduğu gibi Pendik olarak kullanılmaktadır[2].

Tarih

Son neolitik çağa tarihlenen Pendik yerleşmesine ait arkeolojik eserler İstanbul Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir.
Pendik’teki en eski yerleşim olarak Makedonlar bilinse de yapılan kazılarda 3-4 bin yıllık insan kalıntıları bulunmuştur. Roma ve Doğu Roma hakimiyetinin ardından 1080-1083’te Selçuklularda kaldıysa da, tekrar Latin İmparatorluğu eline geçmiştir.1306’da ise Osmanlı hakimiyetine girmiştir ancak bu Bizansın geri kazanma çabalarını doğurmuş ve 1329-1330 tarihlerinde Pelekanon savaşıyla bu çabalar sonuçsuz kalmıştır. 1400 yılında Yıldırım Bayezid döneminde Abdurrahman Gazi alana dek boş kalmış olan Pendik, bu tarihten itibaren tamamen Türk hâkimiyetindeki bir yerleşim yeri olmuştur.

Osmanlı hâkimiyetinde küçük bir balıkçı kasabası durumunda bulunan Pendik, geçirdiği büyük bir yangınla tamamen kül olmuştur kaynaklara göre 1200 hane ve dükkânı kül eden 50 saatlik yangından sonra Ayan Meclisi Senato Hariciye Encümen Reisi Azaryan Efendi Paris’ten mühendis ve mimarlar getirterek yeni yerleşimin planlarını çizdirmiştir. Planlara da şehir merkezine adının ilk harfini koydurtarak imzasını atmıştır. Günümüzde Gazipaşa-İsmetpaşa ve Orhan Maltepe Caddelerinin oluşturduğu çizgiler hala ilçenin en işlek merkezi durumundadır.

Osmanlı döneminden Gebze ilçesine bağlı bir köy iken daha sonra Üsküdar Mutasarrıflığına bağlı Kartal Sancağı bünyesinde bir nahiye olmuştur. Nihayet 04.07.1987 tarihinde 19507 sayılı Resmî Gazete de yayınlanan 3392 sayılı kanun ile ilçe olmuş ve teşkilatlanmasını tamamlayarak 11.08.1988 tarihinde fiilen faaliyete geçmiştir.

İlçede, Kaynarca ve Pendik arasında sahile 50 metre uzaklıkta, neolitik dönemden kalma ve MÖ 6500 yılında kurulduğu sanılan, 32 mezarın ve ev temelleri kalıntılarının bulunduğu eski bir yerleşim bölgesi bulunmuştur.

 

PENDİK

 

İstanbul’un en popüler turistik ilçeleri arasında yer almasa da Pendik’in hem Sabiha Gökçen Havalimanı’na hem de Yüksek Hızlı Tren’in İstanbul garına ev sahipliği yapması, Pendik otellerinin de ideal konaklama seçenekleri arasına girmelerini sağlıyor. Üstelik ilçede bulunan tarihi ve turistik yerler sayesinde Pendik’te sadece konaklamaktan çok daha fazlası yapılabiliyor.

 

Pendik Hakkında

 

İstanbul’un Anadolu yakasında yer alan Pendik ilçesi, adını “beş duvarlı” ya da “beş surlu” anlamına gelen Pantikapaion kelimesinden alıyor. Bizans ve Latin egemenliğinde aynı anlamlı kelimelerle anılması, Pendik’in o dönemlerden itibaren önemli bir savunma hattı olarak görüldüğünü gösteriyor.

Göç yollarının İstanbul’dan geçmesi, bu toprakların insanla ilk tanışmasının da tarih öncesi çağlarda gerçekleşmesini sağlıyor. 1961’de Pendik’te başlatılan kazı çalışmalarının günümüzde geldiği nokta, Pendik’in geçmişinin 8 bin 400 yıl öncesine kadar gittiğini gösteriyor.

Stratejik konumu yüzünden Pendik’i hakimiyet altında tutmak, tarih boyunca güçlü medeniyetlerin önceliklerinden biri olmayı sürdürüyor. Persler, Romalılar, Latin Devleti ve nihayetinde Osmanlı İmparatorluğu yönetimine giren Pendik, 1. Dünya Savaşı sonrası işgal edilse de Lozan Antlaşması’nın imzalanmasından beri Türkiye Cumhuriyet sınırlarında yer alıyor.

 

100 Yıl Yangınları ve İlk Planlı Kasaba

 

İlki 1798, sonuncusuysa 1889’da olmak üzere yaklaşık 100 yıl içinde üç büyük yangın yaşayan Pendik’te toplam bin 200 konut ve ticarethane yanarak kül oluyor. Üçüncü yangın neticesinde Padişahın emriyle çalışmaya başlayan bir heyet, Paris’ten getirilen mimar ve mühendislerle birlikte yeniden imar edilecek Pendik’in projelerini çiziyor. Şehrin bu planlar doğrultusunda yeniden kurulmasıyla da Pendik, Türkiye’nin ilk planlı kasabası unvanına kavuşuyor.

 

Pendik Höyüğü

 

Pendik’in kadim tarihiyle ilgili en güncel bilgilerin ortaya çıkmasını sağlayan kazılar Pendik höyüğünde yürütülüyor. Kaynarca tren istasyonuna 500 metre mesafede yer alan bu höyük özellikle arkeoloji meraklılarının ilgisini çekiyor.

 

Aydos Tepesi

 

Pendik’te görülmesi gereken en önemli yerlerden biri Aydos Tepesi. Pendik’in yanı sıra Kartal, Sultanbeyli ve Sancaktepe ilçe sınırlarında da yer alan ve Aydos Dağı olarak da bilinen tepe, İstanbul’un en yüksek noktasını barındırıyor. 537 metre yükseklikteki tepe her yıl İstanbul’a düşen ilk kar yağışını karşılayan nokta olmasıyla da tanınıyor.

 

Aydos Kalesi

 

Pendik ile komşusu Sultanbeyli ilçeleri arasında kalan Aydos Kalesi, Keçi Kalesi olarak da biliniyor. Aydos Tepesi’nde yer alan kale ve çevresi birinci derecede arkeolojik sit alanı ilan edilmiş durumda. Doğu Roma İmparatorluğu döneminde inşa edilen kale, Pendik’e sahip olmak isteyenlerin ele geçirmeye çalıştığı en stratejik yapı olarak birçok savaşın izlerini taşıyor.

 

Pendik’te Gezilecek Diğer Yerler

 

Pendik’te gezilebilecek bir başka tarihi yapı, Sultan Konağı. Çamlık mevkiinde bulunan Sultan Konağı, Aynalı Konak olarak da biliniyor. Sultan Abdülmecid’in yaptırdığı konağın bugün ne yazık ki sadece kalıntıları bulunuyor. Tarih öncesi döneme ait bir yerleşim yeri olan Temenye de tarih meraklılarının Pendik’te görebileceği bir başka nokta.

Pendik, İstanbul’un en modern marinalardan birine ev sahipliği yapıyor. Sahil şeridine kadar inmişken yürüyüş yapmak ya da bisiklet kiralamak da mümkün. Ayrıca ilçe sınırları içinde üç büyük alışveriş merkezi de bulunuyor.

 

Pendik Otelleri

 

Pendik’teki konaklama seçenekleri hemen Sabiha Gökçen Havalimanı’nda başlıyor. Özellikle uçakla seyahat edenler ve İstanbul’daki işleri yoğun olarak Anadolu Yakası’nda olanlar havalimanına yakın otelleri tercih ediyor. İlçe merkezinde ise klasik şehir otellerinden butik otellere kadar birçok seçenek var. Pendik’te ayrıca ulusal ve uluslararası çapta kongrelere ev sahipliği yapabilecek büyüklükte oteller de bulunuyor.